Gülüş tasarımı, hastanın diş ve dişetlerindeki renk şekil ve pozisyon bozukluklarının düzeltilmesi ile ilgili yapılan estetik işlemlerdir.

 

Gülüş tasarımında tedavi planlaması yapılırken hastanın yüz hatları dikkate alınarak diş ve dişetlerinde yapılacak düzenlemeler planlanır. Yüz hatları ve diş formlarının benzer olması klasik bir bilgidir, ancak bazen yapılacak ufak değişiklikler ile iyi sonuçlar almak mümkün olabilmektedir. Örneğin yuvarlak yüz hatlarına sahip bir kişiye yapılacak olan uzun dişler kişinin yüzünün daha uzun ve zayıf görünmesini sağlayacaktır.

Gülüş Tasarımı ve Diş Estetiği ile diş rengindeki sorunları, dişetlerindeki şekil bozukluklarını, dişlerin diziliş problemlerini, dişlerin arasındaki düzensiz boşlukları, kaybedilmiş dişleri, diş boylarındaki uyumsuzluklar ile kırık ve çatlak diş yapılarını çözmek mümkün olmaktadır.

 

Günümüzde diş beyazlatma, dişetinin şekillendirilmesi, zirkonyum ve porselen diş kaplamaları, ortodontik tedaviler, yaprak dişler, dudak konturlarının şekillendirilmesi ve implant uygulamaları gülüş estetiğinde kullanılan başlıca tedavi yöntemleridir.

 

Öncelikle insanların gözüne hoş gelen, kendimizin de beğendiği, yüzün bütünüyle uyumlu ve en önemlisi doğallığını kaybetmediği gülümseme kişi için ideal olan gülümsemedir. Kişi için ideal gülüş tasarımı yapılırken cinsiyet, yaş, yüz hatları, ten rengi, dudak yapısı, gülüş simetrisi, dişlerin sıralanışı, şekli ve renk tonu ile dişetlerinin şekli ve hasta gülerken ne kadar gözüktüğü dikkate alınması gereken en önemli unsurlardır. Bunun yanında gülüş tasarımı yapılırken erkek ve kadın anatomisindeki farklılıklarda göz önünde bulundurulmalıdır.

Ortodontik tedavi bazı durumlarda Gülüş Tasarımının kendisi olmaktadır. Konum bozukluğu bulanan buna karşılık, form, şekil ve renk bozukluğu olmayan dişlerde gülüş estetiği ortodonti ile sağlanabilmektedir. Ortodonti ile dişler doğru konuma getirildiklerinde, neredeyse dişler üzerinde hiçbir işleme gerek kalmadan tedavi yapmak mümkün olmaktadır. Bu sebeple, ortodontik tedavi hastaların gülüş tasarımında restoratif diş hekimliğinin en önemli yardımcısıdır. Söz konusu bu durum tedavi başında ortodontist ve restoratif diş hekimi tarafından karar verilerek hastaya bilgi verilmelidir.

 

Restoratif tedavilerin (lamina veneer, bonding vb.) tek başına yeterli olamayacağı, gülüş tasarımı için dişlerin doğru konumda olmadığı vakalarda dişlere zarar vererek kötü bir sonuç oluşturmamak için, önce mutlaka ortodontik tedavi uygulanarak dişlerdeki çapraşıklıkların veya aralıkların düzeltilmesi ve tedavi sonunda uygulanacak restoratif işlemler için hazır hale getirilmesi gerekmektedir.

 

Gülüş tasarımı öncesinde hastalarda uygulanan ortodontik tedavi biyomekanik olarak geleneksel tedavilere göre farklılık göstermekte ve daha kısa sürmektedir. Erişkin hastalarda gülüş estetiği öncesinde uygulanabilecek ortodontik tedavi seçeneklerinin başında lingual ortodonti, şeffaf plaklar ve LAS (lingual sosyal altı) gelmektedir. Bunların dışında dişlerin ön yüzlerine uygulanan geleneksel metal ve porselen braketler mevcut olup, bu braket çeşitleri görüntülerinden dolayı yetişkin hastalar tarafından fazla tercih edilmemektedir.

Estetik kaygısı olan hastalarımız için en başarılı ve uygun tedavi seçeneklerinden birisi olan lingual tedavi, günümüzde özellikle yetişkinler ve dişlerinin değerini bilen hastalarımızın rağbet ettiği bir yöntem olarak, gülüş tasarımı uygulamalarında hazırlayıcı tedavi olarak sıklıkla uygulanmaktadır. Bunun yanında kapanış probleminin olmadığı vakalarda yine lingual tekniğin daha basit bir versiyonu olan LSA (lingual sosyal altı) tedavisi ile ağız ve diş yapınızın estetik ve sağlık sorununa son derece estetik bir çözüm üretilmektedir.