Düzgün dişler, sağlığımız açısından önemli olduğu kadar, ‘estetik görüntümüz  bakımından da dikkate alınan faktörlerin başında gelir. Her insanın vazgeçilmezi olan sağlıklı ve düzgün dişler, alımlı bir gülümseme sağladığı gibi, sosyal yaşantımızda da gerek özgüvenimiz, gerek konforumuz açısından kendimizi rahat hissetmemize yardımcı olur.

Çapraşık dişlerin tedavisinde meydana gelen teknolojik gelişmeler, hastalar için, lingual tedavi adı verilen ve başkaları tarafından edilmeyecek şekilde tasarlanmış tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yol açmıştır.

1970’lerin sonlarına doğru Amerika ve Japonya’da ortaya çıkan bu teknik özellikle geleneksel ortodontik tedavide kullanılan diş tellerinden kaynaklı estetik problemleri ortadan kaldırdığından dolayı için yetişkin hastalar arasında hızlı bir şekilde popüler olmuştur.

1980’li yılların başında başta Amerika Birleşik Devletler’ i olmak üzeri tüm dünyada ortodontistler arasında bu tekniğe bir talep patlaması yaşanmış aynı anda çok sayıda hastanın tedavisine başlanılmıştır. “Ortodontik braketleri dişlerin dışına yapıştıracağıma iç tarafına yapıştırırım ve vakayı tedavi ederim” şeklindeki yaklaşımla başlayan bu macera maalesef 80’li yılların ortalarına gelindiğinde birçok ortodontist için hayal kırıklığı ile sonuçlanmış ve lingual teller ile başlanan hastaların çoğunda tedaviler içten takılan teller çıkartılarak dıştan takılan braket ve diş telleri ile tamamlanabilmiştir.

Elbette ki lingual tekniği uygulayacak kişiler uzman dişhekimleri olan ortodontistlerdir, ancak lingual teknik birçok açıdan dişlerin dış yüzeyinden uygulanan labial teknikten farklılık göstermektedir. Söz konusu bu durumu 80’li yıllarda tam olarak kavrayamamış olan ortodontistlerin büyük bir çoğunluğu bu teknikten uzaklaşmıştır. Sadece küçük bir ortodontist grubu bu teknik üzerinde çalışmaya devam ederek tekniği bir anlamda deşifre etmiştir.

2000’li yılların başlarına gelindiğinde bu teknik ile ilgili yapılan uzun ve detaylı çalışmalar meyvesini vermiş, teknik ile ilgili problemler çözülerek, teknolojik gelişmelerinde katkısıyla lingual teknik tekrar yükselişe geçmeye başlamıştır.

1970’lerde ortaya çıkışından günümüze kadar üzerine çalışılmış ve sorunları çözülmüş lingual teknik günümüzde artık ortodonti alanında üst uzmanlık olarak kabul edilmektedir. Değişik ortodonti programlarına devam eden ortodontistler bu teknik ile ilgili ek bir üst eğitim alarak ‘lingual ortodontist’ unvanını kazanmaktadırlar.

Günümüzde bu teknik ile tedavi olmak isteyen hasta adaylarının dikkat etmesi gereken en önemli nokta tedavilerini yaptıracakları doktorun yeterli bilgi ve tecrübeye sahip ‘lingual ortodontist’ olmasıdır.

2000 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde bu teknik ile ilgili uzmalığını alan Dr. Cem Caniklioğlu 2000-2018 yılları arasında sahibi olduğu Özel Ortonorm Ağız ve Diş Sağlığı Poliklinikleri’nde bu tekniği geleneksel labial ortodontik tedavi ile birlikte uygulamıştır. Dr. Caniklioğlu 2018 yılında ise sadece bu tekniği uyguladığı laboratuarını da kendi bünyesinde bulunduran Türkiye deki ilk Lingual Ortodonti Kliniği’ni açmıştır.